Orhan Pamuk’un romanından uyarlanan Masumiyet Müzesi’nde Füsun’u canlandıran Eylül Lize Kandemir, Elle dergisine konuştu. 24 yaşındaki oyuncu röportajda mesleğini, şöhrete bakışını ve dışarıdan pek görünmeyen hayalperest yanını anlattı. [Elle röportajının linki buraya]
Oyunculuk onu erken büyütmüş
Kandemir’e göre oyunculuk, onu yaşıtlarından daha hızlı olgunlaştıran bir meslek oldu. İşin kameranın önünde rol yapmakla bitmediğini söylüyor. Ona göre oyunculuğun bir etkisi daha var: Toplumun “güzel” diye dayattığı kalıpları esnetiyor ve güzelliğe farklı açılardan bakmayı mümkün kılıyor.
“Dışarıdan bakan, uzaylı olduğumu göremez”
Röportajın en çok konuşulan kısmı bu oldu. Kandemir, insanların onu kontrollü, soğukkanlı ve ayakları yere basan biri olarak gördüğünü biliyor. İçeride ise durum farklı. Kendi deyişiyle paralel evrenlerde dolaşan, hayallerine dalan ve kendi kafasında vakit geçirmeyi seven biri.
Şöhret pek bir şey değiştirmemiş
Tanınmak hayatını çok etkilememiş. Sebebi basit: Kandemir zaten içine kapanık, kendi alanında yaşayan biri. Röportajda bazı eşyaların ona uğur getirdiğine inandığını da anlattı.
Masumiyet Müzesi ise onun için sıradan bir iş değil. Füsun rolünün hayatında derin bir iz bıraktığını söylüyor.
